Cadde Dergisi
En Yeniler Kültür Sanat

Dünyanın En Fotojenik Şehirleriyle Tanışın…

Devir malumunuz sosyal medya devri. Bu konu artık öyle bir boyuta ulaştı ki, sosyal medyada olduğumuz kadar “mutlu”, orada bulunduğumuz kadar “var” kabul edilir olduk. Ulaştığı nokta tartışılır olsa da, en güzel noktalarından biri olan iyi anıların, mutlu tatillerin paylaşımı aklımıza şunu getirdi: En fotojenik şehirler nereler olabilir?

Bir kaç yıl önce hayatımızda hiç bir yeri olmayan bir kavramın şu anda bu kadar merkezde olması ilginç değil mi? Bu gidişat nereye kadar böyle gidecek bilemeyiz ama olumlu ve keyifli yanlarının olduğu da bir gerçek. Mesela renkleriyle veya canlılığıyla hayran bıraktıran fotoğraf paylaşımları gibi… Şimdi izninizle sizi gerçek anlamıyla fotoğrafını çekmek için yaratılmış bazı merkezlere götürmek istiyoruz. Canlılığı, renkleri, doğası veya çılgınlığı ile gözlere sonsuz bir ziyafet sunan bu şehirler inanıyoruz ki harika kareler elde etmenizi sağlayacak. İşte karşınızda dünyanın en fotojenik şehirleri…

Tokyo, JAPONYA

Doğunun mistizmi ve teknolojinin çılgınlığı

Meşhur New York Meydanı’nın kalabalığını gözünüzün önüne getirin. Şimdi kalabalığı 1000’le çarpın: İşte Tokyo’ya hoş geldiniz. Yeri göğü kaplayan parlak LED reklamlar, gökyüzünü delmek için birbiriyle yarışan gökdelenler bu şehri kuşkusuz dünyanın en çekici, fotojenik merkezlerinden biri haline getiriyor. Sürekli devinim halindeki şehir, hareketin, gizemin, modern teknolojilerin olduğu kadar binlerce yıllık geleneksel ritüellerin de merkezi. Bu kadar büyük bir yelpazeye sahip olan bu şehrin neden bu kadar rağbet gördüğünü anlamak hiç de zor değil. Dar sokakları, renkli simaları, ruhani tapınakları, çılgın binaları sayesinde Tokyo, garanti veriyoruz, mükemmel fotoğraflara imza atmanızı sağlayacak.

Floransa, İTALYA

Rönesansın doğduğu melekler şehri

Bir şehir düşünün gökkuşağının tüm renklerine boyanmış… Balkonlardan sarkan çiçekleri, ince işçilikle oluşturulan köprüleri, rengarenk evleri ile Floransa tam anlamıyla klasik bir İtalyan şehri. Şehrin en önemli özelliği ise Rönesans’ın doğum yeri olması ve kültür ve sanatın dünyadaki merkezi olarak değerlendirilmesi. İster Duomo’nun sayısız meydanlarını keşfedin, Arno Nehri kenarındaki köprülere çıkın… ister Michangelo ya da Da Vinci eserleriyle bütünleşin… Floransa zengin sanat birikimi, sevimli mimarisi ve leziz mutfağı ile çok özel bir tarza sahip ve bir İtalyan klişesi diye nitelendirebileceğimiz derecede İtalyan. Hal böyle olunca dünya üzerinde pek çok insanın fotoğraf çekim durağı olması da tesadüf değil. Sanatın, kültürün, yeniliğin, değişimin kenti Floransa, güzelliği konusunda birbiriyle yarışacak kareler yakalamanızı sağlayacak.

Cambridge, İNGİLTERE

Bir İngiliz rüyası mı dediniz?

Cambridge’in listemizdeki diğer şehirlerden büyüklük anlamında kolaylıkla ayrıldığını söyleyebiliriz. Küçük bir üniversite şehri olan Cambridge, yüzölçümünden beklenmeyecek kadar fazla zenginlik vadediyor. Tarihin doğayla mükemmel bir uyum bulduğu şehir, kendini adeta bundan yüzyıllar öncesinde dondurmuş gibi görünüyor. Şapellerin, kalelerin, kiliselerin, tarihi köprülerin arasında yeni ve modern bir şeyleri bulmakta zorlanırsanız şaşırmayın. Zarif ve elegan mimarisi, geçmişi yüzyıllara dayanan okulları, pek çok şiirin ve romanın ilham kaynağı olmuş bahçeleri ile Cambridge epik fotoğraf kareleri yakalayacağınız çok özel bir adres. Küçük bir uyarı: Kanalların arasında dolaşırken ve fotoğraf çekerken zamanın nasıl geçtiğini unutmanız pek olası.

New York, ABD

Dünyanın geri kalanını küçücük hissettiren Büyük Elma

Güzellik bakılan şeyden ziyade bakanın gözündedir derler. Büyük Elma (Big Apple), güzellik anlamında o kadar zengin seçenek barındırıyor ki, neden “rüya şehir” olarak anıldığını anlamak zor değil. İkonik Özgürlük Heykeli’nden Empire State Binası’na, Central Park’tan, Brooklyn Köprüsü’ne kadar bu şehirde keşfedecek şeylerin sonu yok gibi. New York aynı zamanda dünyanın en çok fotoğrafı çekilen kenti olma unvanını da taşıyor. Nedeni ortada öyle değil mi? Sokaklarda yürürken gördüğünüz insanlara dikkat edin. Kimileri telaş içinde koşturuyor, kimileri de parka yayılmış dünyayı umursamadan kitabını okuyor… New York işte bu çeşitliliği, canlılığı ve kozmopolitliği sayesinde eşi benzeri olmayan bambaşka bir dünya ve bu kentte birbirinden yaratıcı fotoğraflar oluşturmak için kullanılabilecek çok katman var.

Yangon, Myanmar

Yemyeşil doğanın içinde altın kubbeler

Asya’nın kapalı kutusu Myanmar neredeyse 50 yıl boyunca turistlere kapalı kalmış gizli bir hazine. Kendisini yeni yeni dış dünyaya açan ülke, bu sayede değişime karşı direnebilmiş ve doğal güzelliklerini olduğu gibi koruyabilmiş. Rengarenk giysiler içindeki yerel halkı, kocaman tarihi, dini yapıları ve doğal dokusu ile hayran bıraktıran Yangon ise Asya’nın muhteşem bir özeti. Turizmin küresel kurallarına henüz boyun eğmemiş olan Yangon alabildiğine içten, samimi ve doğal. Burmalı Budistler için en kutsal hac yeri olan Altın Kaya’da günbatımı saatlerinde akşam ayinlerine katılmak ise bambaşka bir rüya deneyim. Mynmar fotoğraf sanatı için yaratılmış bir cennet adeta. Suyun üzerinde köyleri ve yüzen pazarları ile ünlü İnle Gölü’nde tekne gezileri yapmak, altın kolyeleri ile zürafa boyunlu kadınlarla tanışmak yine bu bölgede olası.

Santorini, YUNANİSTAN

Beyaz ve mavi Ege’de birleşince…

“Bu bir rüya mı?” diye kendinizi uyandırmaya çalışırsanız söz veriyoruz sizi suçlamayacağız. Mavi kubbeli beyaz evlerin ülkesi Santorini ve özellikle de popüler merkezi Oia, dünyanın belki de en fotojenik merkezi olabilir. Ege’nin sonsuz lacivertine bakan volkanik bir ada olan Santorini dik bir yamaç üzerine kurulmuş. Bunun en iyi tarafı ise nereye giderseniz gidin adanın koca bir alanını görebiliyor oluşunuz. Üstüne beyazla mavinin dans ettiği mimari eklenince, bu manzara karşısında telefonunuzun şarjının çok fazla dayanamayacağını şimdiden tahmin edebilirsiniz. Santorini güneşin doğuşunun ve batışının bu kadar görkemli olduğu dünyadaki en nadide yerlerden biri. Bir resim bin kelimeye bedel ise, bir Santorini fotoğrafı bir kaç Dostoyevski romanına denk geliyor olabilir.

İlgili Mesajlar

Zeus’un İlan-ı Aşk’ından İlhamla Bir Sevgililer Günü…

Dilek Editör

Hakan Çevik’ten Müthiş ‘Sessiz’lik…

Dilek Editör

Huzur da Aşk da Kalamış Koyu’nda…

Dilek Editör

Yorum Yap